\\Ana Sayfa
Pazartesi, Aralık 25, 2006
Bir Bölü İki
Genelde anlatacaklarımı dolaylı yoldan işlemeyi severim fakat bu gün bu yola pek başvurmayacağım.
Geçen gün haber bültenlerinde haberi yapılan konulardan birisi de Saddam'ın Kuzey Irak bölgesinde adı malum bir etnik gruba karşı soykırım uyguladığı, bunu da Türkiye ile birlikte yaptığı öne sürülmüş ve ortaya bir “belge” atılmıştı. ABD'deki duruşmada da bu belgenin içeriği açıklanmıştı.
“Gerçekte” bu tür bir olay oldu mu, olmadı mı onu bilecek bir konumda değilim fakat bu olayın (bana göre) adi bir yalandan daha öte, ülkeyi bir ayrışma girdabına sokma niyetiyle ortaya atıldığını düşünüyorum.
Bu tür bir söylemin ülkede bir “kutuplaşma” yaratacağı, mevcut kutuplaşmaları ise körükleyeceği, grupların farklılıklarını ön plana çıkaran hatta vurgulayan bir söyleme doğru gideceği görülüyor.
Sürekli farklılıkların vurgulandığı bir ülkede “bütünlük” nasıl sağlanabilir? Sürekli “siz farklısınız” veya “biz farklıyız” nidalarının yükseldiği bir ortamda birilerinin de muhakkak o yüksek sesleri bağrışmalara dönüştüreceğini de unutmamalıyız. Umulur ki bu yüksek sesle atılan “biz farklıyız” nağraları olaylara kitlesel boyutlar kazandıracak şekilde yeni provokasyonlara zemin hazırlamasın.
“Karikatür krizi”nde de buna benzer bir “ayrışma” batıdakiler ile doğudakiler arasında da yaşanmadı mı?…
O nedenle herhangi bir kültürel veya etnik grubu itham edici, suçlayıcı söylemlerin bu tür bir “ayrışmaya” katkı sağlayıcı göz ardı edilmemeli. Mesela herhangi “bir” insanın herhangi bir suçu işledikten sonra medyanın bunu haber bültenlerinde “şu gruba mensup”, “şuralı”, “o'cu”, “bu'cu”, “bilmem neci” sıfatlarıyla birlikte etnik veya kültürel bir grubu veya kitleyi de “vurgulayarak” sunması, olayları yerel düzeyden kitlesel düzeye taşıyacaktır.
O nedenle tedbiri elden bırakmamak, olayları iyi takip etmek, etkilerinin veya sonuçlarının “genele yayılmasını önleyici politikalar uygulamak” ve “etki altında kalan” grupların “aşırıya gitmelerine” engel olmak gerekir.
Tahrik ve kışkırtlamara karşı sabırlı olmanın zor olduğunu yaşayarak öğrenmiş bir insanım. Ülkemiz grip olmuştur, iyileşmesinin tek yolu ise kışkırtmalara karşı gaza gelmemek ve ortamı germemektir.
Bu arada, duruşmada belgenin içeriği okunurken şaşkın bir yüz ifadesi sergileyen Saddam'a bir soru: “halâ kullanıldığının farkında değil misin?”
