\\Ana Sayfa
Çarşamba, Ekim 18, 2006
Manevra
TDK'nın Güncel Türkçe Sözlüğü cep telefonlarından da erişilebilir hale getirmesi aslında önemli bir anlayış değişikliğinin göstergesi olarak düşünülebilir.
Türkiye'de yaşayan insanların dil alanındaki en büyük sıkıntısı “bilgiye ulaşılabilirlik” sorunu. KEB (WAP) hizmeti aracılığıyla bu konuda belirli bir mesafe şimdiden alındı fakat yapılacak çok şey var.
İngilizceyi ele alalım, her yerde var. her yerde olması, hatta Türkçeye de bulaşması bizim en rahatsız olduğumuz noktalardan birisi.
Bu noktada “ingilizce, her yere ulaşabilmeyi nasıl başardı?” sorusunu sormak gerekir. Aslında uzun bir geçmişi var ama kısaca sırtını teknolojiye dayadığını ve bu sayede bilgiye kolay ulaşılabilirlik anlamında önünün açıldığını söyleyebiliriz.
Bu anlamda Türk Dil Kurumu'nun Güncel Türkçe Sözlüğü genelağdan sonra cep telefonlarında da kullanıma açması, üstelik bunu hiç bir ücret almadan yapması Türkçenin herkese ulaşabilirliği açısından çok önemli ve yerinde bir karar. Türk Dil Kurumu ne yaptığının farkında mı bilemiyorum ama kurumun yabancı dillerin ülkedeki baskısına karşı stratejik bir manevra yaptığını da söyleyebiliriz.
Kurumların şevkini kırmak için söylemiyorum, tam aksine onları daha da teşvik etmek için söylüyorum; “Türk Dil Kurumu ve benzerleri” sırtlarını “teknolojiye” dayamalıdırlar. Bunu yapabilmek için de insanları teşvik edici bir tutum içine girmelidirler. Teşvik etmenin “para vermek” olarak anlaşılması, söylediklerimin anlaşılamadığı anlamına gelir.
Yurtdışındaki çalışmalara şöyle üstünkörü bir bakıldığında bile dil açısında bilgisayar alanında inanılmaz gelişmeler yaşandığı görülüyor. Çevirilerin artık bilgisayarlar sayesinde bedava yapılır hale gelmesi, ses tanıma sistemlerinin prototip olmaktan çıkması, (C++, Pascal gibi) yazılım dillerinin geliştirilmesi batı ile olan medeniyet yarışımızda sıradan örnekler olarak gösterilebilir. Henüz genele yayılmasa da artık insanların arabalarıyla, evleriyle konuşuyor olması bizi pek şaşırtmayan gelişmeler haline gelmeye başladı.
Bu anlamda “Türk Dil Kurumu ve benzerleri” sadece Türkçe ve Türkoloji konusunda kendisini yetiştirmiş kişileri değil, “aynı zamanda” yazılım geliştiricilerini, bilgisayar programcılarını, bilgisayar mühendislerini de teşvik etmeli, onlara üzerinde çalışacakları, kafa yoracakları konularda projeler önermeli ve “kol kanat germelidir”. Her yıl Türkçecilerle Bilgisayarcıları bir araya getirecek etkinlikler düzenlenmeli, bu iki kesim arasındaki bağları güçlendirici adımlar atmalıdırlar. Bu tür çalışmaları kurumlar kendi ceplerinden ödemek durumunda da değil, bu iş için üniversilerin mastır, doktora programlarından da yararlanılabilir veya mevcut yazılım evleri de yönlendirebilir. Bu tür etkinlikleri gerçekleştirmek için sponsorluk anlaşmaları da yapılabilir.
Geçmişte yaşanan talihsizliklerin adımlarımızı korkarak atmamıza sebep olmasına izin vermemeliyiz. Kurumlarımız çekingen davrandıkça batı daha da ileri gidiyor.
Batının sürekli söylediği gibi; “Bilgi paylaştıkça çoğalır”.

0 yorum:
Yorum Gönder
İlgili diğer yazı ve bağlantılar
Bağlantı Oluştur